11 Eylül 2011 Pazar

elimde Bir kalem 2 çizgi

Gönderen Merve Nur zaman: 12:15 2 yorum




                                           


10 Eylül 2011 Cumartesi

MAHER ZAİN!!!

Gönderen Merve Nur zaman: 03:19 0 yorum

Maher Zain 1981 de Lübnan da Müslüman olarak doğdu. 
8 yaşındayken ailesiyle birlikte İsveç'e taşındı.İsvaç'de Havacılık Mühendisliğini bitirdi.Müziğe ilgisi üniversite yıllarında başlayan sanatçı 2006 da kendini daha iyi geliştirebilmek için Amerika'ya taşındı.İsveç'i ziyaret edişleri sırasında İslam'a olan ilgisi arttı ve çağdaş İslami müzik söz yazarlığı ve beste yapmaya başladı.
İlk albümü  Thank You Allah...
Sosyal medyayı(özellikle youtube ve facebook) reklam aracı olarak çok iyi  bir şekilde değerlendiren sanatçı 2010 yılında yaptığı müzik çalışmasıyla Müslüman ülkelerde ve batıdaki müslüman gençler arasında kısa sürede popüler oldu.En büyük başarıyı Malezyada kazandı.Thank you Allah ile Warner Music Malaysia ödülünü kazandı.


Maher Zain genellikle İngilizce söylüyor.Ama son çıkan"inşaAllah" şarkısının Fransızca, Arapça, Türkçe, Malayca ve Endonezyaca versiyonları bulunuyor.
Temmuz 2011 de İngiltere'de yayımlanan müslüman yaşam dergisi Emel'e kapak olan sanatçı şarkılarındaki hareketli müziği, farklı giyim tarzı ve sıcak gülüşüyle çok beğeniliyor ve dinleniyor.

9 Eylül 2011 Cuma

Kadına danış ama tersini yap mı?Peygamberimiz (SAV) böyle mi yapmıştı?

Gönderen Merve Nur zaman: 10:02 0 yorum




İnsan, kurulu bir makine ya da robot değildir. Duyguları, düşünceleri, hisleri, belli konularda görüşleri olan ve bunların dikkate alınmasını, bunlara önem verilmesini isteyen bir varlıktır. Hayatı beraberce paylaşan, sıkıntıları beraberce göğüsleyen, uzun bir zaman dilimini beraberce geçirmek mecburiyetinde olan eşler için ise bu durum, daha da bir önem arz etmektedir. Dolayısıyla bir hayatı beraberce geçiren eşlerin, her zaman birbirlerinin fikirlerine müracaat etmeleri, onları dikkate almaları ve onlardan faydalanmaları kaçınılmazdır. İşlerin bir konsensüs içerisinde yürütülmesi, karar vermede zorlanıldığı yerlerde danışılması ve karşısındakine değer vermenin önemli bir işareti olan danışma mekanizmasını kullanması anlamlarına gelen istişarenin, evlilik hayatında vazgeçilmez bir yönü vardır. Müşaverenin bir anlamı da farklı kovanlardan, çiçeklerden bal çıkarmaktır. Allah Resûlü (s.a.s.) bunu kullanmış, hem de en kritik zamanlarda ve olaylar karşısında tatbik etmiş, böylece eşlerle istişarenin yapılmasının bir Sünnet-i Nebevî olduğunu göstermiştir. Yüce Beyan müstakil bir sureye Şûrâ adını vermekle de buna dikkatleri çekmiş ve istişare yapanları övmüştür. Bu yüce beyanın beşer hayatına en ideal yansımasını, Fahr-i Âlem Efendimiz’in daha ilk vahiyle karşı karşıya kaldığındaki tavrında görüyoruz. Allah Resûlü (s.a.s.) ilk defa Cibril’le karşılaşınca, sevgili ve biricik eşi Hz. Hatice (r.a.) Validemiz’e varmış ve başından geçenleri onunla paylaşmıştı. O firaset sahibi Hz. Hatice de Resûlullah’ı (s.a.s.) teselli ederek gönül okşayıcı ve heyecan yatıştırıcı sözler söylemiştir. (Bkz: Buhârî, Bed’ü’l-vahy 3) 

Allah Resûlü (s.a.s.) değişik zaman ve durumlarda eşleriyle istişare mekanizmasını ihmal etmemiş, böylece konunun ne denli önemli olduğunu göstermiştir. Mesela Peygamberimiz (s.a.s.), Hudeybiye gibi son derece önemli olan bir anlaşmayı yaparken şartların zahiren Müslümanların aleyhine olduğunu gören Müslümanlar, yaşadıkları şokun tesiriyle Resûlullah’ın (s.a.s.), “kurbanlarını kesip ihramdan çıkmaları” şeklindeki emrini yerine getirmede işi ağırdan almışlardı. Bu, bir peygamber için oldukça zor ve hassas bir durumdu. İşte böyle zor bir durum karşısında Allah Resûlü (s.a.s.) eşlerinden Ümm-ü Seleme Validemiz’le istişare etti. Yaptığı istişarenin de hakkını vererek kendisi kurbanını kesip ihramdan çıktı. Bunu gören ashap efendilerimiz de hemen durumu anlayıp aynı şeyi yaptılar. Böyle bir danışma, tarihin belki de şahit olmadığı bir danışmaydı. 

Bugün bile devlet başkanları, kadın haklarına önem verdiklerini iddia eden ülke ve milletler, aradan bu kadar süre geçmesine rağmen hâlâ böyle bir örnek sergileyememişlerdir. Allah Resûlü’nün (s.a.s.) mümtaz eşi Hz. Aişe (r.a.) Validemiz’e atılan iftira karşısında da aynı istişare ilkesinin uygulandığını görüyoruz. Böyle bir durumda Resûlullah (s.a.s.), Hz. Aişe ile ilgili istişareyi, diğer eşi Zeyneb binti Cahş’la yapıyor. 

Örnek Rehber’imizin hayatı böyle olmasına rağmen, bugün “Kadına danış ama tersini yap!” şeklindeki bir anlayışın, nebevî çizgiden ne kadar uzak olduğu aşikârdır.
http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/23644/peygamberimiz-eslerine-karsi-nasil-davranirdi.html
 

Kırmızı Başörtülü Kız Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review